Forumlegal.org | Sağlık | Güncel sağlık bilgileri | Diyet | şifalı bitkiler |Doğal Tedavi | Alternatif Tıp | Bitkisel Tedavi  
YEPYENİ ARKADAŞLIKLAR İÇİN TIKLA...

Go Back   Forumlegal.org | Sağlık | Güncel sağlık bilgileri | Diyet | şifalı bitkiler |Doğal Tedavi | Alternatif Tıp | Bitkisel Tedavi > Hastalıklar > Hastalık Türleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
Alt 06-20-2009, 07:57 PM   #1 (permalink)
ADMİN
 
Admin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2008
Nerden: 7x24 Netten
Mesajlar: 32.387
Admin - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart Tüberküloz

Dünya Sağlık Örgütünün araştırmalarına göre dünyada her yıl 8 milyon kişi vereme yakalanmakta 3 milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Dünya nüfusunun üçte biri yani 1.9 milyar kişi verem mikrobuyla enfekte durumdadır. Bunlardan en az 50 milyonunun klasik ilaçlara dirençli verem basilleri ile enfekte olduğu tahmin edilmektedir.



Hastaların u’i sosyo-ekonomik bakımdan geri kalmış 13 ülkede ortaya çıkmaktadır. Ancak 1985’lerden sonra ileri endüstri ülkelerinde de artış olması bu ülkeleri de konuya yeniden önem vermeye ve ciddi tedbirler almaya zorlamıştır.



Ülkemizde durum incelendiğinde ise şu durum görülmektedir. 1950’lerde verem görülme sıklığı ve ölüm nedenleri arasında birinci sırada yer almaktaydı. 1945 yılında verem ölüm oranı yüzbinde 262 ve 1965 yılında hastalığa yakalanma oranı yüzbinde 172 idi. 1953 yılından itibaren başlatılan aşı kampanyaları bunu Güneydoğu Anadolu Bölgesi takip etmektedir. Hastalığın en az görüldüğü bölgeler ise Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesidir.



Günümüzde tüm dünyanın verem ile ilgili en önemli problemlerinden biri 1. kuşak etkin ilaçlara direnç kazanmış hasta sayılarının artma göstermesidir. Özellikle tedavi programlarının iyi takip edilemediği ülkelerde bu oranlar inanılmaz boyutlara ulaşmaktadır. Ülkemizde klasik ilaçlara direnç kazanmış veremli hasta sayısı 2000 civarında olup bu konu özel bir dikkatle takip edilmektedir.



Ülkemizde veremle mücadeleyi yürütecek ciddi bir teşkilat mevcuttur. Bu kuruluşlar aşılama ve tedavi hizmetlerini ücretsiz olarak halkımıza ulaştırmaktadır.



1950’lerde yapılan programların 1. amacı aşılama ve kitle taramaları idi bulunan hastaların hatasız tedavilerinin temini olmalıdır. Yeni hastaların bulunmasına yönelik özellikle kitle taramaları gibi çalışmalar ise ancak 2. sırada yer almaktadır. Bu nedenle ülke çapında uygulanacak bir Tüberküloz Kontrol Programının düzenlenmesinde birinci önceliğin tedavi programı olduğu göz önüne alınmalıdır.



2000’li yıllara hitap edecek şekilde yeniden düzenlenen bir Ulusal Tüberküloz Kontrol Programımızın yeni aktiviteleri şunlardır:



Direkt gözlem altında tedavi stratejisinin uygulanması



Çok ilaca dirençli vakaların tedavisi projesi



BCG aşılama oranlarının …’in üzerine çıkarılması



Eğitim programlarına ağırlık verilmesi ve sürekli hale getirilmesi



Laboratuar ağının güçlendirilmesi



Göğüs hastalıkları hastanelerinin modernizasyonu



Tüm sağlık kuruluşlarında standardize edilmiş tanı ve tedavi ilkelerinin uygulanması



Tedaviye alınan tüm hastaların kayıt ve takip altına alınması



Gönüllü kuruluşlar ile işbirliği



Uluslararası kuruluşlar ile işbirliği



Verem hastalığı ile mücadele görüldüğü gibi meşakkatli Tüberküloz Kontrol Programının ne kadar güç olduğunu göstermektedir. Dünya Sağlık Örgütünün yaptığın araştırmalar göstermektedir ki; Türkiye gibi bir ülkede Etkili bir Tüberküloz Kontrol Programı ile Tüberküloz görülme sıklığının yarıya indirilmesi için 8 yıl geçmesi gerekmektedir.



Halkımızdan bu konudaki en önemli beklentilerimiz ise şunlardır:



Çocuklarımızın aşılarının yapılması konusunda anne ve babaların duyarlı davranmaları. BCG aşısının ilki 2. Ayını doldurunca ikincisi ilkokul 1. Sınıfta yapılmaktadır. Aşının hiçbir yan etkisi olmayıp koruyuculuğu yüksektir (€).



Tüberküloz teşhis ve tedavisi Bakanlığımız tarafından ücretsiz olarak yapılmaktadır. Tüberküloz şüphesi olan tüm hastalarımızın en yakın sağlık kuruluşuna ( özellikle verem savaş dispanserine) başvurarak gerekli tetkikleri yaptırmaları gerekmektedir.



Tedaviye alınan hastaların tedavilerini aksatmadan devam etmeleri ve aile bireylerini kontrole getirmeleri gerekmektedir.



Bu tedavinin kesintisiz devamı halinde şifa oranı 0 civarındadır.



Türkiye zaten geçmişte de bu mücadele için pek çok ülkeden hatta bazı çok gelişmiş ülkelerden bile daha şanslı durumdadır.

TÜBERKÜLOZ (VEREM)



Ocak ayının ilk haftası Verem Savaş Haftası olarak kutlanmaktadır. Verem hastalığının etkeni olan Koch Basili İlk defa 1882 yılında Robert KOCH tarafından gösterilmiştir. Bu basil en çok akciğere daha sonra böbrekmerkezi sinir sistemi ve lenf sistemini tercih eder.



BULAŞMA



Uzun yıllarhastaların balgamlarından toza toprağa karışan basillerin inhalasyonu (solunması) ya da hastalarla aynı kap-kacağı kullanmakla olduğu inancı hayli yaygındır.



Tüberküloz basilinin akciğerlere yerleşip çoğalabilmesi için akciğerin en uç noktalarına kadar ulaşması gerekmektedir. Bu uç noktalara ulaşmayancezaevi koğuşları vs.. ) uzun süre canlı kalabilirler.



Damlacık çekirdekleri yalnız öksürük ve aksırıkla meydana gelebilmektedir. Bu nedenle öksürük bulaşma açısından en çok dikkat edilmesi gereken bulgudur.



Öksürük akciğer tüberküloz olgularının % 75‘ inde bulunmaktadır. Öksürmeyen hastaların pratik olarak bulaştırıcı olmadıkları kabul edilmektedir.



Meme tüberkülozlu ineklerin kaynatılmadan içilen sütlerinden de bulaşma olabilmektedir. Bu tür bulaşma ender olup veremle savaşta hiçbir önceliği olmayan sindirim sistemi tüberkülozuna yol açmaktadır.



BELİRTİLER



1- Halsizlikzayıflama ve gece terlemesi



2- Ateş



3- Öksürükbalgam ve kan tükürme



4- Göğüs kafesinin yan tarafının ağrısı



TEŞHiS



1- Hasta öyküsü ve fizik muayene



2- Radyoloji



3- Tüberkülin Testi



4- Balgam tetkiki



5- Kesin tanı kültür çalışmasıyla konur.



TEDAVi



İlaçla iyileşme oranı çok yüksektir. Önemli olan ilaçları belirtilen doz ve sürede kullanmaktır. Hastanın kendisi ve çevresindekilerin kontrolleri önemlidir.



KORUNMA



1- BCG Aşısı ile korunma



2- İlaçla korunma



BCG Aşısıyla Korunma: Mikrobun zayıflatılmış bir türünden yapılan aşıdır. Ülkemizde uygulanan verem aşı şeması ;



İlk aşı : Bebek 2 . ayını doldurunca



Rapel : İlkokul 1. Sınıfta



İlaçla Korunma : Veremle savaşın temel amacı insanların verem mikrobuyla karşılanmalarını önlemektir. Bunun en etkili yolu erken teşhis ve düzenli tedavidir. Erken teşhiste ne kadar başarılı olunsa da çoğu zaman hastaların yakın temaslılarının enfekte olmaları önlenememektedir. Mikrop kapmalarını önleyemediğimiz insanları ilaçla koruyarak hastalanma ihtimalini en aza indirmek ve bu suretle yeni enfeksiyon kaynaklarının ortaya çıkışını önlemek de verem savaşın önemli ilkelerinden biridir.



VEREMLE SAVAŞ KAVRAMI ve İLKELERİ



Veremle savaşta amaçinsanların tüberküloz basili ile enfekte olmalarını önlemektir. Çünkü basille enfekte olan kişi hemen hastalanmasa bile yaşadığı sürece hastalanma riski altındadır. Bu nedenle hastalık kaynaklarını olabildiğince erken teşhis etmek ve bunları yeterli süre ve düzenli olarak tedavi etmek verem savaşın temel ilkesidir.



Olası bir enfeksiyona karşıinsanları BCG aşısıyla bağışıklamak ve enfekte kişileri de olabildiğince erken teşhis ederek ilaçla korumak ve bu suretle hastalanma riskini asgariye düşürmek de verem savaşın diğer iki önemli ilkesidir.



ÇOCUKLARINIZI MUTLAKA BCG AŞISIYLA AŞILATINIZ. Bu konuda bilgi için verem savaş dispanserlerinesağlık ocaklarına başvurabilirsiniz.





Admin isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
• tüberküloz çeşitler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Hizli Erisim


Şuan Saat: 04:46 AM


Powered by vBulletin® Version 3.7.3
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.